Yazı İçeriği

Burun Akıntısı Nedir?

Burun akıntısı, burun içindeki mukus bezlerinin aşırı salgı üretmesi sonucu meydana gelen bir durumdur. Bu salgı, burnu nemli tutarak solunum yollarını temizlemeye ve yabancı maddeleri dışarı atmaya yardımcı olur. Ancak alerji, enfeksiyon veya tahriş gibi nedenlerle mukus üretimi arttığında, burundan sıvı akışı gözlemlenir.

Burun akıntısı, şeffaf, beyaz, sarı veya yeşil renkte olabilir ve genellikle soğuk algınlığı, grip, sinüzit veya alerjik reaksiyonlar gibi durumlarla ilişkilidir. Aşırı mukus üretimi genellikle hapşırma, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı gibi ek semptomlarla birlikte görülür.

Burun Akıntısı Neden Olur?

Burun akıntısı, günlük yaşamımızı etkileyen ve sıkça karşılaştığımız sağlık sorunlarından biridir. Bu durum, vücudumuzun çeşitli iç ve dış etkenlere karşı verdiği doğal bir tepki olarak ortaya çıkar. Özellikle sürekli burun akıntısı ve hapşırma şikayetleri, altta yatan birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Solunum sistemimizin önemli bir parçası olan burnumuz, havadaki zararlı maddelere karşı koruyucu bir bariyer görevi görür. 

Tek taraflı şeffaf burun akıntısı veya her iki burun deliğinden gelen akıntılar, vücudumuzun savunma mekanizmasının bir parçasıdır. Mevsim değişiklikleri, çevresel faktörler ve bağışıklık sisteminin durumu gibi etkenler, akıntının şiddetini ve süresini belirler. Bazı durumlarda geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık kronik bir soruna işaret edebilir. 

Burun akıntısı nedenleri şunlardır:

  • Alerjiler (Alerjik Rinit)
  • Burun Polipleri
  • Soğuk Hava
  • Viral Enfeksiyonlar (Soğuk Algınlığı, Grip)
  • Sinüzit
  • Alerjik Olmayan Rinit
  • Besinlere Bağlı Rinit
  • Gözyaşı Akıntısı (Lakrimasyon)
  • Gebelik Riniti
  • Bazı İlaçların Kullanımı
  • Beyin-Omurilik Sıvısı Sızıntısı

Alerjiler (Alerjik Rinit)

Günümüzde oldukça yaygın görülen alerjik rinit, sürekli burun akıntısı ve hapşırma gibi rahatsız edici belirtilere yol açan bir sağlık sorunudur. Özellikle bahar aylarında artış gösteren bu durum, su gibi burun akıntısı ve beraberinde gelen semptomlarla yaşam kalitesini düşürebilir. Alerjenler çoğu insan için zararsız olsa da, alerjik rinit durumunda bağışıklık sistemi bu maddelere karşı aşırı tepki verir.

Bağışıklık sisteminin alerjenlere karşı verdiği tepki sonucunda histamin salgılanır ve bu durum burun, göz ve boğazdaki mukoza zarlarının iltihaplanmasına neden olur. Sürekli hapşırma burun akıntısı göz yaşarması gibi belirtiler genellikle bu sürecin bir parçasıdır. Özellikle polenler, ev tozu akarları ve evcil hayvan tüyleri gibi çevresel faktörler, alerjik rinite bağlı geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık şikayetlerini tetikleyebilir. Bazı hastalarda görülen tek taraflı şeffaf burun akıntısı da alerjik rinitin belirtilerinden biri olabilir.

Burun Polipleri

Burun ve sinüs boşluklarında gelişen iyi huylu dokular olan burun polipleri, sürekli burun akıntısı şikayetinin önemli nedenlerinden biridir. Bu durumda genellikle tek taraflı burun akıntısı görülebilir ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Polipler büyüdükçe burun tıkanıklığı, koku alma bozukluğu ve geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık gibi rahatsız edici belirtiler ortaya çıkar. 

Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde daha sık görülen bu durum, sürekli hapşırma burun akıntısı göz yaşarması gibi semptomlara da yol açabilir. Tedavi edilmediğinde kronikleşebilen bu rahatsızlık, bazen yeşil burun akıntısı veya burundan jöle kıvamında sümük gelmesine neden olabilir. Burun poliplerinin erken teşhisi ve uygun tedavisi, semptomların kontrol altına alınması açısından büyük önem taşır.

Hava Soğukluğu

Nefes alırken burun içinden geçen hava, akciğerlere varmadan önce nemlenerek ısınır. Soğuk ve kuru hava, burnun iç yüzeyine zarar verir. Sürekli burun akıntısı ve solunum yolu şikayetleri kış aylarında daha sık görülür. Soğuk ve kuru hava, hassas burun mukozasını tahriş eder. 

Böylece burun bezleri, iç yüzeyi nemli tutmak için aşırı miktarda mukus üretir ve burun akıntısı yaşanır. Soğuk havanın etkisiyle oluşan mukus üretimi, burnun doğal savunma mekanizmasının bir parçasıdır ve vücudumuzu zararlı mikroorganizmalardan korumaya yardımcı olur.

Viral Enfeksiyonlar

Burun akıntısı sağlığımızı tehdit eden viral enfeksiyonların en belirgin göstergelerinden biridir. Özellikle soğuk algınlığı ve üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında görülen sürekli burun akıntısı ve hapşırma, vücudumuzun savunma mekanizmasının bir parçasıdır.

Virüsler burun ve sinüs dokularına zarar verdiğinde, vücudumuz koruyucu bir tepki olarak mukus üretmeye başlar. Bu doğal savunma mekanizması, virüslerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Enfeksiyonun ilerlemesi durumunda yeşil burun akıntısı veya sarımsı renkte akıntı görülebilir. Bazen enfeksiyon tek tarafta yoğunlaşabilir ve tek taraflı şeffaf burun akıntısı şeklinde kendini gösterebilir.

Viral enfeksiyonlara bağlı burun akıntısına genellikle boğaz ağrısı, hafif ateş, halsizlik ve sürekli hapşırma burun akıntısı göz yaşarması gibi belirtiler eşlik eder. Bu semptomlar, bağışıklık sistemimizin enfeksiyonla mücadele ettiğinin göstergesidir. Özellikle mevsim geçişlerinde sık görülen bu durum, doğru bakım ve tedavi yaklaşımlarıyla genellikle bir iki hafta içinde iyileşme gösterir.

Sinüzit 

Sinüslerimizin enfeksiyon kapması veya iltihaplanması sonucu ortaya çıkan sinüzit, hayat kalitemizi önemli ölçüde etkileyen bir rahatsızlıktır. Tıkalı sinüslerin yarattığı yoğun baş ağrısı şikayetleriyle de ortaya çıkar.

Bakteriyel enfeksiyonlar, viral enfeksiyonlar ve alerji sinüsleri tahriş edebilir, tıkayabilir ve sıvıyla doldurabilir. Bunun yaşanması durumunda, yüzde basınç ve ağrı oluşabilir, burun tıkanıklığı ve kalın sarı veya yeşil mukuslu burun akıntısı görülebilir. Özellikle 1 aydır geçmeyen burun akıntısı durumlarında mutlaka uzman bir hekime başvurmak gerekir. Bu durum sinüzit olarak adlandırılır.

Alerjik Olmayan Rinit

Sürekli burun akıntısı ve hapşırma şikayetleri yaşayan kişilerde alerjik olmayan rinit önemli bir sağlık sorunudur. Özellikle geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık durumlarında akla gelen bu rahatsızlık, günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Çevresel faktörlerden kaynaklanan ve alerjik bir nedene bağlı olmayan bu durum, uzun süreli tedavi gerektirebilir.

Alerjik olmayan rinit, burun akıntısı başta olmak üzere çeşitli semptomlarla kendini gösterir. Dış ortamdaki tahriş edici faktörler, parfümler, boya kokuları, keskin kimyasal kokular ve hava kirliliği gibi etkenler bu rahatsızlığı tetikleyebilir. Özellikle sürekli hapşırma burun akıntısı göz yaşarması gibi belirtiler, günlük aktiviteleri zorlaştırabilir ve yaşam konforunu düşürebilir.

Besinlere Bağlı Rinit

Besinlere bağlı rinit, burun akıntısı rahatsızlıklarının sık görülen nedenlerinden biridir. Özellikle bazı besinlerin tüketimi sonrasında ortaya çıkan sürekli burun akıntısı şikayeti, günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Baharat ya da sıcak içecekler gibi belirli besinleri tükettiğimizde burun mukozasında meydana gelen değişiklikler, trigeminal siniri uyararak akıntıya sebep olur. Bu durum özellikle baharatlı yiyeceklerde bulunan kapsaisin adlı kimyasal maddenin etkisiyle tetiklenir. 

Bazı kişilerde görülen bu durum, geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık şikayetlerine yol açabilir. Sıcak çorbalar, acı soslar ve baharatlı yemekler gibi besinler tüketildikten sonra ortaya çıkan bu tepki, vücudun doğal bir savunma mekanizması olarak değerlendirilir. Özellikle yemek sırasında ve sonrasında ortaya çıkan sürekli burun akıntısı ve hapşırma belirtileri, besinlere bağlı rinitin tipik göstergeleridir.

Gözyaşı Akıntısı (Lakrimasyon)

Vücudumuzun doğal savunma mekanizmalarından biri olan gözyaşı üretimi, bazen normalin üzerinde gerçekleşebilir. Sürekli hapşırma burun akıntısı göz yaşarması durumu, özellikle alerjik reaksiyonlarda sık görülen bir tablodur. Gözyaşları, anatomik yapı gereği gözyaşı kanalları vasıtasıyla burun boşluğuna doğru akar. Bu durum su gibi burun akıntısı şeklinde kendini gösterebilir. Gözyaşlarının burun boşluğuna akması, mukus bezlerini uyararak salgılarını artırır ve böylece geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık şikayetleri ortaya çıkabilir. 

Özellikle alerjik durumlar, soğuk hava veya rüzgara maruz kalma, duygusal değişiklikler gibi faktörler gözyaşı üretimini artırabilir. Bu durumda gözlerde sulanma ile birlikte burun akıntısı da görülebilir. Bazı hastalarda ise tek taraflı şeffaf burun akıntısı şeklinde kendini gösterebilir ki bu durum gözyaşı kanallarından birinin daha aktif çalışmasından kaynaklanabilir.

Gebelik Riniti

Hamilelik sürecinde yaşanan sürekli burun akıntısı ve tıkanıklık, anne adaylarının sıklıkla karşılaştığı bir durumdur. Özellikle ilk trimesterda başlayan ve geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık, gebelik rinitinin temel belirtilerindendir. Bu durum, vücuttaki hormonal değişimler ve artan kan hacmi nedeniyle burun mukozasının şişmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle hamileliğin altıncı haftasından sonra belirginleşen bu semptom, bazı anne adaylarında doğuma kadar devam edebilir.

Gebelik riniti sürecinde burun mukozası hassaslaşır ve su gibi burun akıntısı yaygın olarak görülür. Burun içi damarların genişlemesi ve mukus üretiminin artması sonucu ortaya çıkan bu durum, günlük yaşam kalitesini etkileyebilir. Gebelikte yaşanan rinit, normal bir fizyolojik değişikliktir ve çoğunlukla doğumdan sonraki iki hafta içinde kendiliğinden düzelir. Bu süreçte oda neminin düzenlenmesi, baş yüksekte uyuma ve düzenli burun temizliği gibi basit önlemler semptomların hafiflemesine yardımcı olabilir.

Bazı İlaçların Kullanımı

Sürekli burun akıntısı bazen kullandığımız ilaçlardan kaynaklanabilir. Bu durum özellikle uzun süreli ilaç kullanımlarında görülebilir ve geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık şikayetlerine yol açabilir. İlaç kaynaklı burun akıntısı genellikle şeffaf burun akıntısı şeklinde ortaya çıkar ve ilacın kullanımı süresince devam edebilir. Hormon içerikli ilaçlar, kan basıncını düzenleyen preparatlar, ruhsal hastalıklarda kullanılan ilaçlar ve erkek sağlığına yönelik bazı tedaviler burun mukozasını etkileyerek akıntıya sebep olabilir. Bu tür durumlarda mutlaka sağlık profesyoneline danışılmalı ve gerekirse alternatif tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir.

Beyin-Omurilik Sıvısı Sızıntısı

Tek taraflı şeffaf burun akıntısı şeklinde ortaya çıkan beyin omurilik sıvısı sızıntısı, ciddi bir durum olabilir. Beyni çevreleyen sıvının olması gereken yerden sızması sonucu ortaya çıkan bu durum, özellikle tek taraflı burun akıntısı şeklinde kendini gösterir. Sıvı genellikle berrak ve su kıvamındadır.

Burun akıntısı rahatsız edici bir durum olmakla birlikte, çoğunlukla kendi kendine iyileşir. Sürekli burun akıntısı evde uygulayabileceğiniz bazı yöntemler ve uzman önerisiyle kullanılacak ilaçlar ile hafifletilebilir. 

Burun Akıntısı Tedavisi

Burun akıntısının tedavisi, altta yatan nedene bağlı olarak değişir. Hafif vakalarda, burun mukozasını rahatlatan basit yöntemler yeterli olabilirken, kronik veya enfeksiyona bağlı burun akıntılarında tıbbi tedavi gerekebilir. Öncelikle, tetikleyici faktörlerden kaçınmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek burun akıntısını hafifletmede etkili olabilir.

Evde uygulanabilecek yöntemler arasında bol sıvı tüketimi, nemli ortam sağlama, tuzlu su ile burun temizliği ve buhar inhalasyonu yer alır. 

Sinüzit veya bakteriyel enfeksiyonlarda antibiyotik tedavisi gerekebilir. Eğer burun akıntısı uzun süre devam ediyorsa, özellikle tek taraflı şeffaf burun akıntısı gibi durumlarda, beyin omurilik sıvısı kaçağı ihtimaline karşı nöroloji veya beyin ve sinir cerrahisi bölümlerine başvurulmalıdır.

Burun Akıntısı Nasıl Geçer?

Burun akıntısını hafifletmek için evde uygulanabilecek doğal yöntemler ve bazı tıbbi destekler etkili olabilir. Özellikle burun mukozasını rahatlatan uygulamalar, mukus üretimini dengeleyerek akıntının azalmasına yardımcı olur.

Burun akıntısını geçiren yöntemler şunlardır:

  • Bol su için.
  • Buhar soluyun.
  • Tuzlu su ile burun yıkayın.
  • Ortamı nemlendirin.
  • Alerjenlerden uzak durun.
  • Başınızı yüksek tutarak uyuyun.
  • Baharatlı yiyeceklerden kaçının.
  • Sıcak bitki çayları tüketin.
  • Zencefil ve bal karışımı deneyin.
  • Burnunuzu nazikçe temizleyin.
  • Düzenli olarak dış ortamda temiz hava alın.
  • Dinlenmeye özen gösterin.

Burun akıntısı uzun süre devam ederse kulak burun boğaz (KBB) bölümüne başvurulmalıdır.

Burun Akıntısı Ne Zaman Geçer?

Burun akıntısı, günlük hayatı oldukça zorlaştıran ve rahatsız edici bir sağlık sorunudur. Özellikle sürekli burun akıntısı ve hapşırma durumunda kişiler günlük aktivitelerini gerçekleştirmekte zorlanabilir. Bu durumun ne kadar süreceği, altında yatan nedene göre değişkenlik gösterir.

Viral enfeksiyonlara bağlı gelişen su gibi burun akıntısı genellikle 10-14 gün içerisinde kendiliğinden iyileşme gösterir. Ancak alerjik reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan burun akıntısı, tetikleyici faktörle temas devam ettiği sürece belirti vermeye devam eder. Özellikle bahar aylarında görülen polen alerjilerinde, sürekli hapşırma burun akıntısı göz yaşarması gibi belirtiler polen sezonunun sonuna kadar, yaklaşık altı hafta sürebilir.

Bazı durumlarda geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık şikayeti yaşanabilir. Bu durumda altta yatan kronik bir hastalık olup olmadığının araştırılması gerekir. Özellikle tek taraflı burun akıntısı ve hapşırma durumunda veya yeşil burun akıntısı varlığında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Çocuklarda Diş Çıkarma Döneminde Burun Akıntısı Olur mu?

Diş çıkarma dönemi, bebekler için önemli bir gelişim sürecidir. Bu dönemde ebeveynler, çocuklarında görülen her belirtiyi diş çıkarmayla ilişkilendirme eğilimindedir. Ancak burun akıntısı diş çıkarma sürecinin doğal bir parçası değildir. Diş çıkarma döneminde bebeklerde görülen aşırı salya üretimi, bazen sürekli burun akıntısı olarak yanlış yorumlanabilir. 

Eğer bebeğinizde geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık varsa, bunun nedeni genellikle viral bir enfeksiyon veya alerjik reaksiyon olabilir. Özellikle sürekli burun akıntısı ve hapşırma gibi belirtiler görülüyorsa, bu durum diş çıkarma ile değil, üst solunum yolu enfeksiyonu ile ilişkili olabilir. Her ne kadar diş çıkarma döneminde bağışıklık sistemi zayıflayabilse ve bebekler enfeksiyonlara daha açık hale gelebilse de, burun akıntısı problemi diş çıkarma sürecinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir.

Burun Akıntısı Önlenebilir mi?

Sürekli burun akıntısı günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durumdur. Burun akıntısı çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir ve tamamen önlenmesi mümkün olmasa da, bazı önlemlerle kontrol altına alınabilir. Özellikle geçmeyen burun akıntısı ve tıkanıklık durumlarında koruyucu önlemler büyük önem taşır. Bu rahatsızlığı en aza indirmek için günlük yaşamda bazı önlemler almak gereklidir.

Burun akıntısını engellemek için alabileceğiniz önlemler şunlardır:

  • Düzenli aralıklarla ellerinizi yıkayın,
  • Viral enfeksiyon yaşayan kişilerle yakın temastan kaçının,
  • Sağlıklı besinler tüketerek ve egzersiz yaparak bağışıklık güçlendirin,
  • Öksürür ve hapşırırken, kol dirseğinizi bükerek, kolunuzun iç kısmıyla ağzınızı ve burnunuz kapatın,
  • Ev içerisindeki kapı kolu, elektrik düğmesi gibi yüzeyleri temizlemeyi ihmal etmeyin,
  • Grip aşısı benzeri düzenli aşılardan faydalanın,
  • Alerjiniz varsa polen oranı yüksek zamanlarda dışarı çıkmayın,
  • Alerji mevsimi boyunca pencerelerinizi kapalı tutun ve mümkünse klima kullanın,
  • Açık havada çalışıyorsanız toz maskesi kullanın. Kapalı mekâna girdikten hemen sonra kıyafet değiştirin ve duş alın,
  • Hayvan tüylerine karşı alerjiniz varsa evcil hayvanlarla temas etmeyin,
  • Alerji için doktor onayıyla antihistamin kullanın.

Özellikle sürekli burun akıntısı ve hapşırma şikayetleriniz varsa, bu önlemleri dikkatle uygulamanız önemlidir. Su gibi burun akıntısı durumunda da bu önlemler etkili olabilir ve semptomların şiddetini azaltabilir.

Burun Akıntısı İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Burun Akıntısı İçin Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

Burun akıntısı 10 günden uzun sürüyorsa, sarı veya yeşil renkte ve kötü kokuluysa doktora başvurulmalıdır. Ayrıca yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı veya yüz bölgesinde ağrı gibi belirtiler eşlik ediyorsa kulak burun boğaz (KBB) bölümüne gidilmelidir.

Burun Akıntısı, COVID-19 Belirtisi midir?

Burun akıntısı tek başına COVID-19 belirtisi olmayabilir, ancak ateş, kuru öksürük, halsizlik ve tat-koku kaybı gibi semptomlarla birlikte görülüyorsa değerlendirilmelidir. Şüpheli durumlarda PCR testi yapılarak kesin tanı konulmalıdır.

Burun Akıntısı Neden Sadece Tek Taraflı Olur?

Tek taraflı burun akıntısı genellikle sinüzit, burun polipleri veya yabancı cisim nedeniyle oluşabilir. Nadiren beyin-omurilik sıvısı kaçağı gibi ciddi bir durumun belirtisi olabileceğinden KBB veya nöroloji uzmanına danışılmalıdır.

Burun Akıntısı Nasıl Hızlı Geçer?

Bol su içmek, tuzlu su ile burun temizliği yapmak ve buhar solumak burun akıntısını hızlıca hafifletebilir. Ayrıca alerji veya enfeksiyon kaynaklıysa, tetikleyici faktörlerden kaçınmak ve ortamın nem dengesini sağlamak da önemlidir.

Gece Artan Burun Akıntısı Nasıl Önlenir?

Başınızı yüksek bir yastıkla destekleyerek uyumak ve yatak odasında nem seviyesini dengede tutmak gece burun akıntısını azaltabilir. Ayrıca alerjenlerden kaçınmak ve uyumadan önce burun spreyleri veya tuzlu su ile burun temizliği yapmak faydalı olabilir.

Sürekli Burun Akıntısı Neyin Habercisidir?

Alerjik rinit, kronik sinüzit veya burun polipleri gibi uzun süreli rahatsızlıklar sürekli burun akıntısına neden olabilir. Ayrıca bazı ilaçlar veya çevresel faktörler de burun akıntısını tetikleyebilir, bu nedenle geçmeyen akıntılarda doktora başvurulmalıdır.

Çocuklarda Burun Akıntısı Ne Zaman Ciddiye Alınmalıdır?

Eğer burun akıntısı 10 günden uzun sürüyor, ateş, öksürük veya nefes almada güçlük gibi belirtilerle birlikte görülüyorsa doktora başvurulmalıdır. Özellikle küçük çocuklarda tek taraflı burun akıntısı yabancı cisim varlığına işaret edebileceğinden dikkat edilmelidir.